CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Gezi Parkı odaklı olaylar sırasında yaralanan ve bugün hayatını kaybeden Berkin Elvan’ın babasını arayarak, başsağlığı diledi.
Kaynak : haber7.com
Kılıçdaroğlundan Berkin için başsağlığı
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Gezi Parkı odaklı olaylar sırasında yaralanan ve bugün hayatını kaybeden Berkin Elvan’ın babasını arayarak, başsağlığı diledi.
Kaynak : haber7.com
Denizli’de evinde kalp krizi geçiren polis memuru hayatını kaybetti.
Kaynak : haber7.com
Diyarbakır’da KCK ana davasında tutuklu yargılanan 91 sanık için yapılan tahliye başvurusu avukatlar tarafından geri çekildi.
Kaynak : haber7.com
Adalet Bakanı Bozdağ, “Şu anda böyle bir saldırı olduğuna ilişkin bilgi bana ulaştı ama henüz işin detaylarına dair bir bilgi ulaşmadı. İlk gelen haberlerde adli bir vaka gibi görünüyor” dedi.
Kaynak : haber7.com
Ergenekon’da dün tahliye talebi reddedilen Veli Küçük ile Levent Ersöz için de tahliye kararı çıktı.
Kaynak : haber7.com
ATM’lere yerleştirdikleri düzenekle kopyaladıkları kartlardan 9 bin 500 lira çektikleri iddiasıyla gözaltına alınan Bulgaristan uyruklu 2 şüpheliden biri tutuklandı.
Kaynak : haber7.com
Fethullah Gülen’in daha önce yayımlanan sohbet videosunda önemli bir ayrıntı ortaya çıktı.
Kaynak : haber7.com
İstanbul’daki Gezi Parkı odaklı olaylar sırasında yaralanan ve tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybeden Berkin Elvan için Kızılay’da toplanan ve meydanı trafiğe kapatan gruba polis müdahale etti.
Kaynak : haber7.com
Ukrayna’nın özerk bölgesi Kırım’da günlerdir süren gerginlik Türkiye’den bu bölgeye yapılan uçak seferlerini de etkilemeye başladı.
Kaynak : haber7.com
Türk Hava Yolları, 11-16 Mart arasında Kırım’a yapacağı seferleri iptal etti.
Kaynak : haber7.com
Türk Hava Yolları, 11-16 Mart’ta İstanbul ile Simferopol arasında karşılıklı olarak yapılması planlanan tüm seferleri iptal etti.
Kaynak : haber7.com
Balıkesir’in Bandırma ilçesinde, AK Parti teşkilatı trafından organize edilen Mustafa Ceceli konseri iptal edildi.
Kaynak : haber7.com
Star Gazetesi Yazarı Hakan Albayrak, Ergenekon Davası tahliyelerini değerlendirirken önemli bir itirafta bulundu. Albayrak “benim yüzüme gülüp beni Selam Örgütü’ne dahil eden, karşı tarafın çocuklarına neler yapmaz” yorumunu yaptı.
Kaynak : haber7.com
Vodafone’un geliştirdiği Kırmızı Işık uygulaması ile kadınlar, şiddete uğradığı anlarda kolluk kuvvetleri ya da yakınlarına haber verebilecek.
Kaynak : haber7.com
Seçim çalışması yapan AK Parti minibüsünü durduran bir grup, sprey boyalarla aracın üzerine çeşitli yazılar yazdı.
Kaynak : haber7.com
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü etkinliğinde, “Bizler çok büyük bir ülkenin, büyük bir milletin kadınlarıyız. Bizler kahramanlığıyla, çalışkanlığıyla, dürüstlüğüyle çok aşırı köklü, çok fazla varlıklı bir uygarlık inşa etmiş Türkiye’nin kadınlarıyız. Tarihin her döneminde değişimin öncüsü bizler olduk” dedi.
Ankara Büyükşehir Belediyesi, Dünya Kadınlar Günü kutlaması çerçevesinde Sheraton Oteli’nde bir etkinlik gerçekleştirdi. Etkinliğe bakan ve mebus eşleri ile çok sayıda Ankaralı meslek kadını katıldı. Kadınlar için sahne alan şarkıcı Linet ise etkinlikte Emine Erdoğan için Arapça “Ente Omri” şarkısını söyledi.
Etkinliğe dahil olan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nün şimdiden hayırlara vesile olmasını dileyerek, ülkemizdeki ve dünyadaki cefakar, çilekeş, mazlum ve mağdur tüm kadınlara selamlarını ve dualarını ilettiğini ifade etti.
“GEÇMİŞE GÖRE GEREK DUYARLILIK KONUSUNDA, GEREK ÇÖZÜM VE POLİTİKA ÜRETME KONUSUNDA HEM TÜRKİYE’DE HEM DÜNYADA ÇOK İYİ BİR YERDEYİZ”
Erdoğan konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Bir 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’ne daha küresel ölçekte sorunlarla giriyoruz maalesef. Kadınların sorunlarının daha da ağırlaştığı, yoksulluğun, savaşların, istismarın, eşitsizlik ve ayrımcılığın bayanların canını daha fazla acıttığı bir süreçten geçiyoruz. Bütün olumsuzluklara karşın bayanların hak mücadelesinin de güç kazandığı, hanımların daha çok aşırı işbirliği yaptıkları, yani ümit vaat eden bir dönemden de geçiyoruz. Şunu memnuniyetle anlatım etmeliyim ki, geçmişe göre gerek duyarlılık konusunda, gerek çözüm ve politika üretme konusu için hem Türkiye’de hem dünyada çok aşırı iyi bir yerdeyiz. Sorunlar ne kadar ağırlaşırsa ağırlaşsın kadınların çözüm iradeleri kuvvet kazanıyor, kadınlar süreçlere daha çok dahil oluyorlar. İş hayatında, üretimde, ticarette, siyaset ve idarecilikte, sanat, spor ve bilimde bundan sonra daha çok aşırı çok hanım görev alıyor. Sorumluluk yükleniyor ve başarılı oluyorlar. Hanım kardeşlerimizin bakan, milletvekili olduklarını, müsteşar, kaymakam olduklarını, belediye başkanlığına, meclis üyeliklerine seçildiklerini görüyor, bundan da açıkçası gurur duyuyorum.”
“BÜYÜK TÜRKİYE EN BAŞTA KADINLARIN OMUZLARINDA AYDINLIĞA DOĞRU YÜRÜYOR”
Erdoğan, geçmişte kadınların bir sorunla karşılaştıklarında içlerine kapanıp, tüm umutlarını ve yaşama tutunma azimlerini kaybettiklerini anlatım ederek, “Şimdi sorunları aşmanın, karanlığa bir mum yakmanın, karanlığı aydınlatmanın mücadelesini veriyorlar. İnanın Türkiye’nin çok sayıda yerinde heyecan verici örneklerle karşılaşıyoruz. Eşini yitirmiş kadınların okula başladıklarına, okuma yazma öğrendiklerine, üzerine birde kursa gidip iş eğitimi aldıklarını görüyoruz. Nice kadının evine ekmek götürmek, evinin gelirine destek sağlamak için mütevazı girişimlerde bulunduklarına, başarılı olup işlerini büyüttüklerine de şahit oluyorum. Kadınlar kamusal alanda daha fazla göründükçe, başarı sağladıkça arkalarından onların izlerini takip edenler de çoğalıyor. Bu şekilde kadınlarımız gerçekten değişik bir geleceğe hazırlanıyor. Bizler çok aşırı büyük bir ülkenin, büyük bir milletin kadınlarıyız. Bizler kahramanlığıyla, çalışkanlığıyla, dürüstlüğüyle çok aşırı köklü, çok aşırı zengin bir medeniyet inşa etmiş Türkiye’nin kadınlarıyız. Tarihin her döneminde değişimin öncüsü bizler olduk. Tarihin her döneminde iyi çocuklar yetiştirdiğimiz kadar, iyi bir ülkenin de, sağlam karakterli milletimizin de mimarları bizler olduk. Bizler hiç bir süre ümitsiz olmayacağız. Bizler olumsuzluklar karşısında boynumuzu eğmeyecek, olumsuzluklara teslim olmayacağız. Hele hele bu ülkenin kadınları olarak iftiralara, ithamlara, tehditlere, ihanet girişimlerine asla geçit vermeyeceğiz. Bu tür girişimlere karşı son derece uyanık olacak en başta kadınlar şekilde bizler ülkemizin istikbali için yüreğimizi ortaya koyacağız. Ülkemiz emin adımlarla geleceğe ilerlemektedir. Büyük Türkiye en başta bayanların omuzlarında aydınlığa doğru yürüyor. Bu kutlu yürüyüşte emeği olan bütün kadın kardeşlerimi kutlama ediyorum” ifadelerini kullandı.
Balıkesir’in Edremit ilçesinde geçimini çıra satarak temin eden 88 yaşındaki Gülsüm Çırakman, Ortaoba köyünden her gün ilçe merkezine gelerek çıra satıyor. Soba, ocak ve mangalların rahatça tutuşturulması için uygulanan çıraları satarak geçimini sağladığını belirten Gülsüm nine, “Köyümde binbir zahmetle demek haline getirdiğim çıraları satarak geçimimi sağlıyorum. Ancak bu sene pek kış olmadı. Demedini 1 liradan sattığım çıraların çoğu elimde kaldı” dedi.
BEKİR TERZİOĞLU
BALIKESİR
Örencik Mahallesi’nde bir apartmanın çatısına yerleştirilen ve güneş enerjisi sistemi süsü verilerek saklanan baz istasyonuna mahalle halkı tepki gösterdi. Mahalle sakinleri, baz istasyonunun bulunduğu apartmanın önünde toplanarak tepkilerini dile getirdi. Mahalle sakinlerinden Güner Baytekin, baz istasyonuna güneş enerjisi sistemi görünümü verildiği için uzun zaman ayrım edemediklerini belirterek kaldırılması için 280 imza toplayıp yetkili mercilere verdiklerini fakat hiçbir netice alamadıklarını söyledi. Baytekin yaptığı açıklamada, burada mahallemize kurulan baz istasyonundan dolayı toplandıklarını belirterek şöyle konuştu: “1,5 yıl öncelikle kuruldu. Güneş enerjisi sitemi görünümü verilmişti. O sebepten dolayı ayrım edemedik. Fark ettiğimizde de bir sözleşmesi varmış. Sözleşmenin iptal olması için süresinin geçmesi gerekiyormuş. 280 imza mevcut elimde. Binanın sahibi burada tanınmış bir insan olduğu için, sözü geçen bir insan bulunduğu için daima önümüze mani şekilde çıktı. Nereye gittiysek sözümüzü geçiremedik. Baz istasyonlarının 500 metre alanda radyasyon yaydığını herkes biliyor. Bir kez baz istasyonlarının yerleşim yerlerinde olmaması gerekiyor. Biz bu baz istasyonunun buradan kaldırılmasını istiyoruz. Bir öyle bir hukuk çıksın ki baz istasyonları bir daha mahalle arasına kurulmasın. Takibi yapılsın. Büyük firmalar rant için herkesi ikna ediyorlar lakin biz mahalle içinde baz istasyonu istemiyoruz. Baz istasyonu iletişim için illa kullanılacaksa burada daha müsait tepe var. Ormanlık alan zaten.”
Baz istasyonunu apartmanın çatısına koyan kişinin bunu para kazanma amaçlı koyduğunu belirten bir öteki mahalle sakini Emriye Demirel de, baz istasyonun kaldırılmasını istedi. Demirel, konuşmasında şunları söyledi: “Para kazanmak için koymuş. ‘Borcum, derdim var, onu ödeyeyim, ondan sonra ben onu kaldıracağım’ demiş. İmza topladık mahalleli şekilde hiç bir netice gelmedi. Herkes kaldırılmasını istiyor. Yan komşularımızın hepsi de koydurmak istedi biz mani olduk. Ama bunu fark edemediğimiz için koymuşlar, kaldırmıyorlar.” Mahalle sakinleri baz istasyonunun kaldırılmaması halinde ilerleyen günlerde protestolara başlayacaklarını anlatım etti.
VEDAT KILIÇ
ZONGULDAK
Adıyaman Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürlüğü nedeni ile düzenlenen Kulüpler Arası Halk Oyunları İl Birinciliği Müsabakalarında, Adıyaman Belediyesi Halk Oyunları Ekibi çocuklar kategorisi geleneksel dalda folklor gösterisini sunarken Yüzüncü Yıl İlkokul 4. sınıf öğrencisi Duygu Özaydınlı’nın (10) şalvarı düştü.
Bu bir hale karşın gösteriye devam ederek ekibine birincilik kazandıran Duygu Özaydınlı, “Ekibimin birinciliği için elimden geleni yapmaya çalıştım. Biraz utanç duydum lakin yine de kendimle gurur duyuyorum” dedi.
Halk oyunları eğitmeni Ömer Demir ise, “Bu kızımızın kendine olan öz güveni, oyunu bırakmaması bizim birinciliğimize sebep oldu. Kendisini ve ekibini tebrik ediyorum. Kızımız çok fazla büyük bir özveriyle oyunu bırakmayarak hem kendisini hem de bizleri mutlu etti. Minikler geleneksel dalda birinci olduk” dedi.
Merkez Osmangazi ilçesinde, Maskem Mahallesi Kirazlı Sokak’ta bulunan boş eve bir bireyin çöp taşıdığı ihbarını piyasa belediye ekipleri harekete geçti. Zabıta ekipleriyle beraber eve giden belediye ekipleri, tonlarca çöple karşılaştı. Ekipler evi temizledi. Mahalle sakinleri, evin kullanılmadığını ve çöpleri getiren şahsı tanımadıklarını ifade etti. Çöpleri getiren şahsın İhtiyar bir adam olduğu öğrenildi. Ekipler, ev ve çevresinden üç ton çöp çıkarttı. Çöplerin toplanmasıyla beraber mahalle sakinleri sorunsuz bir soluk aldı.
AHMET FARUK ÇABUK
1965 yılında nalburiyecilikle başladığı esnaflık hayatında, işyerinin dar gelmesi nedeni ile yöneldiği çilingirlik mesleğini sevdiğini, mekanik aletlere olan ilgisinin bu mesleği yapmasına neden olduğunu ifade eden Orhan Akı, işini en iyi şekilde yapmaya çalıştığını dile getirdi.
Her gün gelişen teknolojiyle birlikte yeni kilit ve anahtar sistemleri çıktığını ifade eden Akı, her kapının, her aracın değişik kilit sistemleri olduğunu, bu tür olaylarla yine karşılaştığında kolaylık olması için, kilitleri açma yöntemlerini yıllardır not ettiğini ve notlarını bir kitap bunun gibi kullandığı söyledi.
Notlarında birçok aracın kilit ve anahtar sistemlerini çizimleri bulunan Çilingir Orhan Akı, her geçen gün kapıları açmanın zorlaştığını, özellikle elektronik kilit sistemlerinin çıkarlarını aşmaya başladığını söyleyerek, vatandaşların anahtarlarını kaybetmeden önce yedek anahtarlarını yaptırmaları gerektiğini dile getirdi. Normal ev anahtarların yedeğini 3-5 TL ile yaparken çelik kapı anahtarların, otomobil anahtar yedeklerinin 50-100 lira arasında ve üzerinde fiyatla anahtar kopyaladıklarını dile getirdi.
Kapı açma işlemlerini ağızdan kulaktan duyma bilgilerle değil, bizzat muhtardan ya da emniyetten gelen bilgiler ışığında gerçekleştirdiklerini belirten çilingir Akı, en aşırı yaşadıkları sıkıntılardan birinin, kendilerinden, tanımadıkları ya da yeterli bilgiler verilmeyen ev ve otomobil kapılarının açılması talebinde yaşandığını dile getirdi.Vatandaşları da uyaran Akı, “Anahtar elinizdeyken bir kopyasını zamanında yaptırın. Asıl anahtarı kaybedip, kapılar kilitli kalınca işiniz ve masrafınız daha çok artar” dedi.
KENAN KESKİN
SAMSUN
“Pasaport Sahibi Diziler” başlıklı açılış panelinde söz alan konuşmacılar, Türkiye’nin sıra film ihracında her geçen gün daha iyi bir noktaya geldiği görüşünde birleşti. Panelde konuşan Global Agency Üst Yöneticisi İzzet Pinto, Türk dramalarının sadece Türkiye’de değil uluslararası alanda da başarının en iyi örneği olduğunun altını çizdi. Bundan beş sene öncesine kadar Türk dizilerinin böyle bir çıkış yakalayacağını düşünmediklerini aktaran Pinto, “Biz bunların satışını yapmaya başladığımızda Bulgaristan’ı zar zor ikna ettik. Bu Türk dizilerini ihraç ettiğimiz ilk bölgeydi.” dedi. ‘Binbir Gece’ dizisinin Türk dizilerinin yurtdışına açılmasında öncü olduğunu belirten İzzet Pinto, “Binbir Gece’nin finali özellikle ihraç ettiğimiz diziler yönünde en ünlüsü ve yüzde 60 oranında izlenme oranına sahip oldu. Normalde bu kanalın izlenme oranı yüzde 15 olurdu. Diğer bölgeleri bunun ardından ikna etmesi kolay oldu.” şeklinde konuştu. Oluşan domino etkisiyle Sırbistan, Hırvatistan ve Yunanistan benzeri ülkelere de Türk dizilerinin yayınlandığını kaydeden Pinto, şu an Türk dizilerinin ulaştığı alanın 52 bölgeyi aşmış durumda bulunduğu bilgisini verdi.
Azceltic Film Yapımcısı Zeynep Santıroğlu Sutherland ise film yapım haritasında Türkiye’yi dünyada ciddi ve talep çekici destinasyonlardan birisi haline getirmeyi hedeflediklerini söyledi. Türkiye’nin müthiş bir alternatif olduğunu aktaran Sutherland, “Özellikle bir maliyeti de düşündüğünüzde aşırı farklı lokasyonlar var, tıpkı sürede insanların görünüş açısından da çeşitliliği çok fazla fazla.” ifadelerini kullandı. Frimantle Şirketi Ortadoğu Senaryo Departman Sorumlusu Donna Wiffen da Türkiye’deki dizilerin harika olduğunu dile getirdi. Türk dizilerinin evrensel birtakım konuları işlediğini söyleyen Wiffen, “Aynı sürede ikonik karakterler de önemli. Türk dizilerinde de bu karakter kullanmak çok aşırı iyi.” diye konuştu.
Türkiye’nin altın ithalatı Şubat ayında, bir önceki aya göre yüzde 79 düşüşle 1,27 tona geriledi. Borsa İstanbul Kıymetli Madenler ve Kıymetli Taşlar Piyasası verilerine göre altın ithalatı Ocak ayında 6 ton, Şubat 2013′te ise 17,34 ton olmuştu. Böylece altın ithalatı geçen yılın Şubat ayına göre ise yüzde 93 geriledi.
cnbc’nin haberinde yer alan verilere göre, altın ithalatı 2012′de 120,8 ton şekilde gerçekleştikten sonra, 2013′ün tamamında yüzde 150 artarak 302,3 ton ile rekor seviyeye yükseldi. Borsa İstanbul’un yayımladığı altın ithalat verileri 1995 yılından başlıyor.
İstanbul’da bir basın toplantısı düzenleyen Guliyev, önümüzdeki on yılda bireysel yatırımcı sayısının 7 milyon kişiye ulaşmasını beklediklerini anlatım etti. Guliyev’e göre Türkiye, arasında olduğu karışık durumdan kısa sürede çıkarak uluslararası yatırımcıların odağında bir yurt olacak. Yeni kuşak yatırımcıların internet ortamında yatırım yaptıklarını belirten Guliyev, bu durumu göz önünde alarak mevcut finans dilinin sadeleşmesi için eğitim faaliyetleri yürüttüklerini söyledi. Türkiye’de 900 milyar TL mevduat birikimi olduğunu belirten Guliyev, “Mevduat birikiminin yanı sıra sermaye alanı ürünlerinin de kullanılması hem hane halkına hem de ekonomiye yeni bir soluk getirecek.” dedi. Guliyev, bankacılık ve teknolojide faaliyet gösteren 3 Azerbaycan şirketini Borsa İstanbul’da halka açmak için görüştüklerini söyledi.
Enerji Piyasası Düzenleme Ku-rumu’nun (EPDK) LPG dağıtım şirketlerine kestiği milyonlarca lira değerindeki ‘teknik kriterlere aykırı ürün bulundurma’ cezasında mahkemeden şok bir karar çıktı. Sektörde 120 milyon TL’ye karşılık gelen ürünün müsaderesi için açılan davalardan ilki sonuçlandı. Mahkeme, EPDK’nın müsadere talebiyle açtığı davada ret kararı verdi.
EPDK, 2012 yılının Temmuz ayında LPG sektörüne (depolama, dolum, dağıtım şirketlerine) yönelik bir kontrol gerçekleştirdi. Denetimlerde, aralarında LPG piyasasının önde gelen dağıtıcılarının da bulunduğu firmaların depo ve tanklarında teknik kriterlere aykırı (koku ya da LPG için aranan ölçütleri karşılamayan) ürün bulunduğu saptandı. EPDK’nın yürüttüğü soruşturma sonunda bazı dağıtım şirketlerinin dağıtım, bazılarının da depo lisansı iptal edildi. Şirketlerinin depo ya da dolum tesislerinde 55 milyon litre düzeyinde ‘teknik kriterlere aykırı’ LPG tetkik edildi. Şirketler, EPDK’nın konuyla ilgili soruşturması sürerken ‘teknik kriterlere aykırı’ bulunduğu belirlenen ürünü sektöre sürdü. Bu ürünlerin satışı gerçekleştirildi. EPDK, satış gerçekleştiği için müsadereyle LPG şirketlerinden yaklaşık 120 milyon TL’lik ürün karşılığı nakit tahsilatın yapılması için yargıya başvurdu. Bu kapsamda Türkiye genelinde LPG dağıtım şirketleri meselesi için (Depo ve tankının bulunduğu) ayrı ayrı 60 dolayında dava açtı. EPDK’nın açtığı ilk davalardan birisi sonuçlandı. Sonuçlanan davada Sulh Ceza Mahkemesi, EPDK’nın davaya konu dağıtım şirketine yönelik müsadere talebini reddetti. Kararda, bu olayla ilgili açılan bir davanın bulunmadığına işaret edilerek, “Yani müsaderesi istenen şeyin suça konu olup olmadığının anlaşılamaması ve şayet bir müsadere alakayı olacaksa o davaya bakan mahkemeden isteneceği anlamında açık hüküm olduğundan talebin reddine.” denildi.
EPDK kaynakları, mahkemenin kararının temyiz edileceğini belirterek, “Önemli bir karar. Ancak EPDK, bu kararı bir üst mahkemeye taşıyacak.” değerlendirmesini yaptı.
İşte o madde
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2014 yılı Şubat ayı TÜFE ile Yİ-ÜFE sonuçlarını açıkladı. TÜİK’in açıkladığı verilere göre hususi kapsamlı TÜFE göstergelerinden “H” şubatta yıllık şekilde yüzde 8,63 artışla yaklaşık 2 yılın, “I” yüzde 8,43 ile Haziran 2007’den bu yana en yüksek seviyeye ulaştı. Ocak ayında yüzde 7,75 olan yıllık TÜFE yüzde 7,89’a yükseldi.Yİ-ÜFE artışı 1,68 puan yükselişle 12,40 oldu. Ekonomistler, ÖTV zamlarının, Merkez Bankası nema artırım kararlarının ve dolardaki yükselişin üretici fiyatlarını yükseltmeye, dolayısıyla TÜFE’yi de etkilemeye devam ettiğini kaydetti. TÜFE’nin şubat ayında medyan bazında yüzde 0,4 çoğalması bekleniyordu.
TÜFE’de besin fiyatlarının aylık yüzde 0,13 ile düşük gerçekleşmesine karşın enflasyondaki artışta temel etken aylık yüzde 2,3 yükselen ulaştırma grubu oldu. Sonuç olarak 43 baz puanlık aylık enflasyonun 36 baz puanı ulaştırmadan kaynaklandı. Ulaştırmanın alt kalemlerinde ise dizel otomobilde yüzde 7,5, benzinli otomobilde yüzde 4,5, benzinde yüzde 2 ve mazotta yüzde 1,7 oranında artışlar öne çıktı. Artışlara öncelikli sebep olarak Türk Lirası’ndaki değer kaybının tesir ettiği değerlendirmesi yapıldı. Buna İlave olarak TÜFE verilerine göre giyim harcama grubunda ocak ayında olduğu gibi şubatta da mevsimselliğin etkisiyle aylık yüzde 5,1 azalış görüldü. Bunun dışında sınırlı fiyat artışlarının tüm kalemlere yayıldığı gözlemlendi. Kur geçişkenliğinin dikkat çekici olduğu bir başka kalem ise gıda, alkolsüz ve alkollü içecekler, tütün, altın ve enerji dış kalemleri içeren çekirdek enflasyon oldu. Yüksek seyrin devam ettiği çekirdek enflasyonda aylık artış yüzde 0,7 olarak ortaya çıktı. Yıllık artış ise yüzde 7,6’dan yüzde 8,43’e yükseldi. Bu seviye, Haziran 2007’den bu yana meydana gelen en yüksek artış şekilde hesaplandı. Öte yandan müstahsil fiyatlarındaki hızlı artışın sürmesi de dikkat çekti. Ocak ayında, aylık yüzde 3,32 artış gösteren ÜFE, şubatta da yüzde 1,38 oranında yükseliş gerçekleştirdi. Yıllık ÜFE de yüzde 10,72’den yüzde 12,40’a çıktı. Bu veriler, Aralık 2011’den bu yana yaşanan seyirdeki en yüksek düzen olarak kendini gösterdi.
Akbank Ekonomik Araştırmalar notunda, kur geçişkenliğinin dikkat çekici bulunduğu bir kalem olan “I” çekirdek enflasyonda yüksek seyrin devam ettiği ve gelinen seviyenin Haziran 2007’den bu yana en yüksek artışa işaret ettiği belirtilerek, “Üretici fiyatlarındaki hızlı artışın sürmesi de dikkat çekiyor. Buradan, maliyetlerdeki artışın düşük ilgi nedeniyle tüketiciye yansıtılamadığı sonucu çıkarılabilir. Ancak bu durumun ne kadar sürebileceği bir soru göstergesi olmaya devam ediyor.” denildi. Raporda şöyle devam edildi:
“Şubat ayında gıda fiyatlarının olumlu seyrine rağmen zayıf TL’nin enflasyon üstünde baskı yaratmaya devam ettiği görülüyor. Çekirdek enflasyon son 6,5 yılın ve ÜFE son iki yılın en yüksek seviyelerine ulaştı. Her ne kadar ‘zayıf iç talebin, üreticilerin maliyetlerini tüketici fiyatlarına yansıtmasını sınırlayacağı’ tezi geçerliliğini korusa da bunun hangi ölçüde ve ne kadar süreyle geçerli olacağı, TL zayıf kalmayı sürdürdükçe, daha çok sorgulanacak.” ifadelerini kullandı. Şubatta fiyatı en çok artan ürün yüzde 22,51’lik artışla mandalina oldu. Bunu yüzde 16,3 ile salatalık, yüzde 11,06 ile limon, yüzde 6,9 ile mercimek ve yüzde 5,86 ile zeytinyağı izledi. Geçtiğimiz ay fiyatı en aşırı azalan ürün ise yüzde 25,56’lık kayıpla kabak oldu. Kabağı yüzde 24,6 ile çarliston biber, yüzde 24,19 ile domates, yüzde 15,4 ile ıspanak ve yüzde 13,7 ile kadın botu takip etti.
İnşaat sahası oyuncularından Teknik Yapı, Kadıköy Fikirtepe’deki ilk bayındırlık adasındaki bin 173 rezidans daireden oluşan Concord İstanbul’u satışa çıkardı. 307 bin 400 liradan başlayan konutlar, 30 ayda teslim edilecek.
Projenin tanıtım toplantısını gerçekleştiren Teknik Yapı Yönetim Kurulu Başkanı Nazmi Durbakayım, “İstanbul’un ilk yerleşim merkezi ve geçmişte Kalkhedon adıyla isimlendirilen Fikirtepe’de yaklaşık 50 bin konutluk yeni bir yerleşim merkezi doğuyor. 30 milyar lira tahmin edilen yekün yatırımın ardından burada konut fiyatları Bağdat Caddesi ile eşdeğere gelecek.” dedi. Fikirtepe’de yapı ruhsatı saha Teknik Yapı’nın buradaki ilk projesi Concord İstanbul, E- 100 otobanına paralel bir biçimde yükselecek. Yaklaşık 21,5 dönüm arsa üzerindeki iki imarlı adadan oluşan projede bin 173 rezidans daire bulunacak. Bu konutların 630’a yakını o arazide daha önce evi bulunan adalet sahiplerine verilecek. İlk etapta toplam 622 rezidans bulunacak. Çekirdek aileler ve çalışan çiftlere müsait olarak tasarlanan Concord İstanbul 1. Etap projesinde ağırlıkta 1+1 olmak üzere stüdyo, 2+1 ve 3+1 tipi daireler yer alacak. Büyüklüğü 48 ile 133 metrekare içinde değişen dairelerin tiplerine göre dağılımı ise 46 adet stüdyo, 348 tane 1+1, 182 adet 2+1 ve 41 tane 3+1 şekilde gerçekleşecek. İkinci etabın satışı ise 2 ay sonra başlayacak. Projeden elde edilecek gelir ise toplamda 650 milyon lira şekilde hedefleniyor. Yüzde 1 KDV ile alındığı için fiyatların makul olduğunu bildiren Nazmi Durbakayım, “Bağdat Caddesi kalitesini yansıtacak plan için bankalarla hususi bir anlaşma yaptık. Concord İstanbul’daki rezidans daireleri 60 ay vadeye kadar kredi kullanarak almak isteyen müşterilere yüzde 0,90, 120 ay vadeye kadar kredi kullanımı isteyenlere ise yüzde 0,99 seviyesinde nema oranı uygulanacak.” dedi. Projenin ilk etabında satışa sunulacak 1+1 tipi rezidans daireler 307 bin 400 liradan başlıyor. 2+1 tipi rezidans daireler 553 bin 100 liradan, 3+1 tipi rezidans daireler ise 759 bin 800 liradan satışa çıktı. Durbakayım, iki ayrı ada üzerinde de projeye yakında başlayacaklarını açıkladı. Fikirtepe’de yer piyasa öteki bayındırlık adalarından görüşme teklifi geldiğini belirtti. Bu adalardan yalnızca kendi aralarında en az yüzde 80 oranında düşünce birliği yapmış olanlarla anlaşma masasına oturulduğunu ifade etti. Teknikyapı, ürettiği her projeyi satışa çıkarmadan bir gün evvela kendi sadık müşterilerine özel bilgilendirmede bulunuyor. Şirketin Başkan Yardımcısı Umut Durbakayım, bir gecede 70 küsur depozito yatırıldığını söyledi.
Borsa İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü İbrahim Turhan, yakın sürede yayımlanan bir rapora göre bu alanda son on yılda yüzde 12,5’luk bir gelişme olduğunu söyledi. İslami finansın geleceğinin oldukça parlak olduğunu belirten Turhan, “2020’de ise varlıkların boyutunun 6,5 trilyon dolara ulaşacağı tahmin ediliyor. Ancak yine de merdivenin aşırı alt basamaklarındayız.” ifadesini kullandı. Küresel finansal sistem arasında İslami finans payının sadece yüzde 1,6 düzeyinde olduğunu kaydeden Turhan, potansiyel müşterilerin yüzde 80’inin hâlâ İslami finansa katılmadığını söyledi. Turhan, “Ürün miksinin genişletilmesi, insan sermayesi kapasitesinin artırılması, gerekli yasal düzenleme ve standartların oluşturulması ve İslami finans meselesinde farkındalığın artırılması bizim gerçekleştirmemiz gereken görevlerdir.” diye konuştu. Dünyada İslami finansta İdare altında bulunan varlık toplamının 2012 sonu sebebi ile 1,6 trilyon dolar olduğunun altını çizen Turhan, “Bunun 150 milyar dolarlık kısmının 1990’da var olduğu göz önünde bulundurulduğunda, ulaşılan boyut bu alandaki haberleri gösteriyor.” dedi.
Mevcut halde Hazine’nin ihraç ettiği 5 sukukun Borsa İstanbul’da alım satımının yapıldığını ve bunların 2013’te 662 milyon dolarlık bir alım satım hacmine ulaştığını anlatım eden Turhan, Borsa İstanbul’da İslami kurallara uygun 3 adet endeks olduğunu ve 4 tane de fonun mevcut bulunduğunu dile getirdi. Emtia piyasalarında da gerekli düzenlemelerin oluşturulduğunu belirten Turhan, “Maden piyasaları özellikle İslami finans koşullarına uygun şekilde gözden geçirildi ve böylece katılım bankaları Borsa İstanbul’da buna göre işlemlerini gerçekleştirebilecek.” şek-linde konuştu. Bu yılın sonundan önce Borsa İstanbul demir sözleşmeleri için bir alım satım ortamı oluşturulacağını ve bu fiziksel teslimata dayalı bir sözleşme olacağını söyleyen Turhan, “Böylece İslami kurallara uygun işlemlerin de bu sözleşmelerden faydalanması mümkün olabilecek.” dedi. İslam Kalkınma Bankası (IDB) aralarında Türkiye’nin de olduğu gelişen ülkelerin çok sayıda avantaja sahip olduğunu dile getiren Hazine’den sorumlu Başkan Yardımcısı Abdul Aziz Al Hinai ise gelişen ülkelerin kapital karşılığında çok aşırı iyi gelir sağlayabileceklerini ve İslami finansın, reel ekonomiye bağlı bir sektör olduğunu ifade etti.
Dershanelerin ‘dönüştürme’ ismi altında kapatılmasını öngören kanun, Meclis’ten geçti ancak tartışmalar bitmedi. Devasa piyasaya ansızın kilit vurulmasının eğitimin yanı dizi sosyal ve ekonomik alanlarda derin yaralar açmasından kaygı ediliyor. Ülkenin en büyük sivil toplum kuruluşlarından birisi olan Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin (TOBB) her yıl gerçekleştirdiği “7. Türkiye Sektörel Ekonomi Şurası” dün Ankara’da toplandı. Şuranın basına kapalı bölümünde, dershanelerin kapatılması gündeme geldi. Bunun doğuracağı sıkıntılar hükümetin ekonomi kurmaylarına iletildi. TOBB’un konuyla ilgili hazırladığı raporda şu uyarılar sıralandı: “Okul yada açık liseye dönüşüm; domino etkisi yapacak. Yarı kapasite ile çalışan hususi okullar, kurslar, resmi okullar dahil eğitim sistemi ziyan görecek. 3 binden çok kuruluş kapanacak, 1 milyarlık yatırım heba olacak, 60 binden çok insan işsiz kalacak, öğrenciler, kontrol dışı hususi ders almaya yönelecek.”
Raporda çözüm önerisi olarak dönüşümün gönüllü olması gerektiği vurgulandı. Cazip ürünler sunularak pilot uygulamalarla isteğe bağlı geçiş sağlanmasının daha doğru olacağı ifade edildi.
Dershanelerin ‘dönüştürme’ ismi altında kapatan kanun, Meclis’ten geçti lakin tartışmalar devam ediyor. Kanunla 3 bin eğitim kurumunun kapısına kilit vurulması eğitimin yanı sıra sosyal ve ekonomik yaralar da açacak. Türkiye’nin en büyük sivil cemiyet kuruluşlarından Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) her yıl gerçekleştirdiği “7. Türkiye Sektörel Ekonomi Şurası” dün Ankara’da gerçekleşti. Türkiye ekonomisini meydana getiren 59 alan temsilcisinin katılımıyla yapılan şûrada, sektörlere ait temel sorunlar ve çözüm önerileri masaya yatırıldı. Açılış konuşmalarının ardından şuranın basına kapalı bölümünde, Türkiye’nin en önemli gündem maddelerinden bir tanesi olan dershane kapatma meselesi de ağırlıklı şekilde gündeme geldi. Dershanelerin kapatılmasının doğuracağı sorunlar, burada hükümetin iktisat kurmaylarına iletildi.
TOBB Türkiye Eğitim Meclisi’nin eğitimin sorunları içinde gösterdiği “Dershanelerin dönüşümü için öngörülen düzenlemeler” başlığı altında ürkütücü tablo yer aldı. TOBB’un raporunda, “Yapılması planlanan mektep yahut açık liseye dönüşüm; domino etkisi yapacak, yarı kapasite ile çalışan özel okullar, kurslar, resmi okullar dahil eğitim sistemine zarar verecektir. üç binden çok kurum kapanacak, 1 milyarlık yatırım heba olacak, 60 binden çok insan işsiz kalacak, öğrenciler, kontrol dışı hususi ders almaya yönelecek, kayıt dışılık artacaktır.” denildi.
Raporda çözüm önerisi olarak Eğitim Meclisi’nin, dönüşümün gönüllü olması gerektiği, cazip ürünler sunularak pilot uygulamalarla isteğe bağlı olarak kendiliğinden geçiş sağlanmasının daha doğru olacağı anlatım edildi. Teşviklerin uygulanabilir olması ve mevcut kurumları da kapsaması gerektiğinin altı çizildi. TOBB Eğitim Meclisi, özel öğretim kurumlarının kazanç ve rekabet gücünün korunması için gerekli olan sürdürülebilir mali siyaset ihtiyacını da gündemine taşıdı. Yüzde 8 KDV’nin, öteki vergi yüklerinin, yatırımlarda KDV ile gümrük muafiyetlerinin olmamasının, istihdamdaki güçlükler ve eğitimin ticari bir kuruluş olarak algılanmasının sektördeki gelişmeyi engellediğine dikkat çekti.
Bu problemlerin çözülmesi için yapılması gerekenler şöyle sıralandı: “Eğitimden vergi alınmamalı, yatırımlara KDV ve gümrük muafiyetleri tanınmalı. Özel okullardaki öğrenciye, devlete maliyeti kadar destek verilmeli. Hazine taşınmazlarının eğitime tahsisi, kiralanması, kullananlara devrinde kolaylaştırıcı yönde düzenleme yapılmalı.”
Önceki sektörel şûralarda gündeme getirilen türlü konularda, ilerlemeler sağlandığını kaydeden TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu, “Tekstil, konfeksiyon, ilaç ve turizmdeki KDV indirimleri, denizcilikteki destekler, kazanç teşvik sisteminin bölgesel ve sektörel olarak dizayn edilmesi, KOBİ’lere tanınan yeni imkânlar ve istihdam destekleri bunlardan birkaçı.” dedi.Hisarcıklıoğlu, mali piyasaya çağrıda bulunarak, “Aynı gemide olduğumuzu söylemenin en güzel zamanı. Böyle günlerden geçiyoruz. Kriz fırsatçılığı ve kolaycılığına kaçmadan, sadece iyi gün değil, kötü gün dostu da olduğunuzu göstermenin tam da zamanı.” dedi.
Şura’da konuşan Başbakan Yardımcısı Ali Babacan’ın gündeminde son yıllarda yasa sahasında yaşanan gelişmeler vardı. Şeffaflık ve hesap verebilirliğin önemine değinen Bakan Ali Babacan, hiç bir yolsuzluğun örtülmemesi gerektiğini söyledi. Türkiye’nin gerçek açıdan yasa devleti olması gerektiğinin altını çizen Babacan, bunun Türkiye ekonomisi için ciddi bir husus olduğunu belirtti.
Dünyada ve Türkiye’de yaşanan gelişmelerden olumsuz etkilenen bir firma olmadıklarını söyleyen BİM CFO’su Haluk Dortluoğlu, 2014’te 400 milyon TL’lik kazanç gerçekleştireceklerini belirtti. Mağaza sayısını 4 bin 500’e çıkarmayı planlayan şirket, üç yeni bölge deposunu da hizmete sokmayı ve üç bin kişiye daha İlave istihdam sağlamayı planlıyor. Dortluoğlu, Fas’ta 70 yeni mağaza açarak rakamı 2014 sonunda 234’e çıkarmayı, Mısır’da da 50 mağaza açarak yıl sonu itibarı ile 85 mağaza açmayı hedeflediklerini belirtti. Dortluoğlu, “Deloitte’un hazırladığı ve dünyada ayrıcalıklı sektörlerden en büyük 500 perakende şirketini sıralayan ‘Perakendenin Küresel Güçleri 2014’ raporunda BİM listeye 167’nci şekilde girdi. 1 yılda 650 bin abone ele geçiren Bimcell’in 965 bin abonesi bulunuyor. 2014’te yüzde 15-20 arasında bir gelişme hedefimiz var.” diye konuştu.
Taşeron işçilerle ilgili 2 yıldır gündemde olan yasal düzenleme öteki bahara kaldı. Hükümet tartışmalı düzenlemeleri ‘torba kanunlarla’ peş peşe Meclis’ten geçirirken, taşeron işçi düzenlemesine sıra gelmedi. Yerel seçimlerden dolayı Meclis’in önceki gün tatile girmesiyle sayıları 1 milyonu bulan taşeron işçiler, bir kez daha hayal kırıklığı yaşadı. Ekimde tasarının Meclis gündemine geleceği açıklanmıştı. İstenmesi halinde tasarının birkaç günde Meclis’ten geçirilebileceğini söyleyen taşeron temsilcileri, “Hükümet bizi oyaladı. Seçim rüşveti şekilde 30 Mart’tan sonra yasalaştırma vaadine de inanmıyoruz.” dedi.
Taşeron işçilerin 2 yıldır beklediği hukuk çıkmadı. Hükümet tartışmalı yasal düzenlemeleri ‘torba kanunlarla’ jet hızıyla Meclis’ten geçirirken, taşeron işçilerle ilgili düzenlemeye bir türlü sıra gelmedi. Ve Meclis önceki gün yerel seçimler nedeni ile tatile girdi. Meclis’in taşeron işçilerle ilgili düzenlemeyi hayata geçirmeden tatile girmesi, sayıları 1 milyonu aşan taşeron işçilerde düş kırıklığına yol açtı. Kadro bekleyen 4/C’liler de Meclis’in tatile girmesiyle hayal kırıklığı yaşıyor.
1 milyondan çok insanın umutla beklediği tasarının yasalaşmama gerekçesi olarak “Meclis’in gündeminin sık olması” gösteriliyor. Son iki aylık süreçte HSYK, internete sansür getiren yasal düzenleme, dershanelerin kapatılması ve peş peşe çıkarılan torba hükümler dikkate alındığında, taşeron temsilcileri bu söylemin gerçekleri yansıtmadığını kaydediyor. İstenmesi biçiminde tasarısı kaç yıldır hazır olan düzenlemenin birkaç günde Meclis’ten geçirilmesinin olası olduğuna dikkat çeken taşeron temsilcileri, “Şimdiye kadar hükümet ve Çalışma Bakanlığı bizi oyaladı. Seçim rüşveti şekilde 30 Mart’tan sonra yasalaştırma vaadine de inanmıyoruz.” dedi.
Çalışma hayatının en mühim sorunlarının başında taşeron işçilik geliyor. hususi bu piyasanın birlikte kamuda da ağırlıklı şekilde taşeron işçi istihdam ediliyor. Devlette çalışan taşeron işçi sayısı yaklaşık 585 bin kişi. Özel sektörde de yaklaşık 500 bin taşeron işçi çalışıyor. Birçok kamu kurumunda asıl işler de taşeron eliyle yapılıyor. Bu model, emek sömürüsü başta olmak üzere pek aşırı öteki probleme de yol açıyor. Rakamlara bakılınca da en aşırı taşeron işçi çalıştıranın devlet bulunduğu görülüyor. Kamuda 585 bin taşeron işçi çalışırken bu rakamın 471 bini temizlik, 16 bini sağlık, 117 bini güvenlik, 34 bini dağıtım elemanı şekilde istihdam ediliyor.
6 BİN DAVANIN YÜKÜ 1,5 MİLYAR TL
VEHBİ SARN
MANİSA () – Sarıgöl Milli Egemenlik Çok Programlı Lisesi’nin Bahçecilik Bölümü’ne yaptırılan iki serada değerlendirilmek üzere Dindarlı köy muhtarından domates ve biber fidesi desteği yapıldı.
Okula sera yapıldığını öğrenen Sarıgöl’ün domates yetiştiriciliği ile meşhur Dindarlı köyü muhtarı Yahya Birgili, Sarıgöl Milli Egemenlik Çok Programlı Lisesi’nin Bahçecilik Bölümü serasında değerlendirilmek üzere domates, biber, patlıcan, karpuz, salatalık fidelerinden bol miktarda temin etti. Okula fidelere teslim eden Yahya Birgili “Okula sera yapıldığını öğrendim. Bu çok fazla güzel bir olay. Sarıgöl üzümleri ile ünlü bir ilçemiz fakat benim köyüm domatesleri ile Türkiye’de ünlü. Sarıgöl’de Milli Egemenlik Çok Programlı Lisemizin Bahçecilik Bölümü’nün çevreye seracılık sebebi ile misal çalışma başlatması beni çok etkiledi. Okulun domates, biber ve başka fidelerinin temini için aracılık yapmanın mutluluğunu yaşıyorum. İsterim ki, bu seracılık çevrede yaygınlaşır. Serada dört mevsim ürün almak çiftçilerimiz için de karlı olmaktadır” dedi.
“ÇEVREYE ÖRNEK OLACAĞIZ”
Sarıgöl Milli Egemenlik Çok Programlı Lisesi Müdürü Akif Kılıçaslan ise, “Okulumuza Bahçecilik Bölümü için geçen yıl, ve bu yıl iki adet sera yaptırdık. Geçen yıl 16 olan bölümümüz bu sene 24 öğrenci katılarak mevcudumuzu 40’a çıkardık. Her geçen yıl talebe sayımız artmaktadır. Serada değerlendirilmek için, okulumuza fide desteği yapan Yahya Birgili’ye duyarlılığından dolayı teşekkür ederim. Fideleri öğrencilerimiz dikime başlayacak. Amacımız, Sarıgöl ve çevresine seracılık konusunda örnek olacağız, yaygınlaşmasını sağlayacağız” diye konuştu.
SERADA DÖRT MEVSİM ÜRÜN ALINIYOR
Sarıgöl Milli Egemenlik Çok Programlı Lisesi Bahçecilik Bölümü Öğretmeni Fatma Okut Kardaş, sera ile çiftçilerin dört mevsim ürün aldıklarını belirterek “Seracılık yapan çiftçiler dört mevsim taze olarak sebze yetiştirmekte ve kar etmektedir. Yıllık ürünler her süre tehlikeli olmaktadır. Dolu, don olaylarında çiftçilerimiz zor durumda kalıyor. Oysa seracılıkta böyle değil. Doğa olaylarında seralarda ziyan görür ancak, yine yeni bir ürün yetiştirme imkanı bulur. Okulumuza yaptırılan iki seramız 260 metrekarelik alan üzerindeki, seralarımız hem öğrencilerimiz için ders endüstrisi hem de çevreye misal olmaktayız” dedi.
HASAN YİĞEN
MANİSA () – Kula Doğa yürüyüşleri gezi kulübünün bu haftaki durağı İzmir’in Kemalpaşa ilçesi Nazarköyü idi.
Kula Doğa Yürüyüşleri ve Gezi Kulübü Grup Kurucu Üyesi Erhan Bekar önderliğinde bu hafta İzmir’in Kemalpaşa ilçesi Nazarköy’e gezi düzenlediler.
Grup adına açıklama yapan kurucu üye Erhan Bekar, Nazarköy yürüyüşlerine ilişkin şunları dile getirdi: ”Bizler her hafta, katılımda bulunan yürüyüş dostlarımla ayrıcalıklı yerler keşfederek yürüyüşlerimizi gerçekleştirip, büyük bir aile olma yolunda emin adımlarla ilerliyoruz. Bu hafta düzenlediğimiz Nazarköy – Kımız At Çiftliği yürüyüşümüz gayet eğlenceli geçti. Her hafta bir yer planlaması yaparak grup üyelerimiz ile birlikte güzel zaman geçirebileceğimiz hafta sonu yaratarak bölgemizin güzel yerlerini geziyoruz. Düzenlediğimiz programlara her hafta katılımın artması bizi sevindiriyor. Düzenlediğimiz programlar herkese açıktır. İleride düzenleyeceğimiz programlara vatandaşlarımızı çağrı ediyoruz.” dedi.
YUSUF BÖYÜK
MANİSA () – Manisa Ticaret ve Sanayi Odası (Manisa TSO) ile Milli Eğitim İl Müdürlüğü işbirliğiyle gerçekleşecek olan “Hijyen Eğitimi İşbirliği Protokolü” imzalandı.
Manisa Ticaret ve Sanayi Odası Hizmet binasında gerçekleşen imza törenine Manisa Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Yaşar Coşkun, Milli Eğitim İl Müdür Yardımcısı Müşahit Sudan, Meslek Eğitim Merkezi Müdürü Derviş Kılıç, Meslek Eğitim Merkezi Müdür Yardımcısı Hikmet Arslangiray, Manisa TSO Başkan Danışmanı Güvenç Özer ve Manisa TSO Genel Sekreter Yardımcısı Özgür Yılmaz katıldı.
HİJYEN BELGESİ SORULACAK
İmzalanan protokol hakkında bilgi verici Manisa TSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Yaşar Coşkun, “Toplum sağlığını ilgilendiren işler ile gıda üretiminde faaliyet işaret eden üyelerimizin, çalışanlarının bu işlerde çalışabilmeleri için gerekli eğitim ve belgelerinin verilmesini sağlamak aamcıyla bir araya geldik. Bilindiği üzere 5 Temmuz 2013 tarih ve 28698 sayılı resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren hijyen eğitimi yönetmeliği gereğince, gıda üretim ve perakende meslek yerleri başta olmak üzere, türlü sıhhi ve gayri sıhhi meslek yerlerinde çalışanlardan istenen portör muayeneleri yerine hijyen eğitiminin verilmesi uygulamasına geçildi. Artık meslek yerlerinde yapılacak denetimlerde hijyen eğitimi belgesi sorulacak. Üyelerimizin mağduriyet yaşamamaları adına bu eğitimi almaları meselesi için Manisa İl Milli Eğitim Müdürlüğümüz ile protokol imzalayarak lüzumlu nitelikli iş gücünün yetiştirilmesi hususunda şirketler arası meslek birliği sağlamış olacağız. Eğitimler Milli Eğitim Bakanlığı hayat boyu öğrenme genel müdürlüğüne bağlı mesleki eğitim merkezlerinde verilecek, üyelerimiz sebebi ile odamıza yapılacak başvurular doğrultusunda her bir eğitim programı için yeterli sayıya ulaşıldığında sınıflar açılacak, düzenlenecek eğitimler sonunda da kursiyerlere hijyen eğitimi sertifikaları takdim edilecektir. Söz konusu eğitim için müracaat koşulları ve lüzumlu belgeler odamızın web sitesinde yer almaktadır. Kurs süreleri en az 8 saat olup, hafta sonu 1 tam gün ya da hafta içi iki akşam eğitime katılarak vesika sahibi olunabilecek. Tüm üyelerimizi meslek yerlerinde çalışan personellerine hijyen eğitimini aldırmaya davet ediyor, bu vesile ile milli eğitim müdürlüğümüze yaptıkları işbirliğinden Ötürü camiamız adına teşekkür ediyorum” dedi.
(YB-
MANİSA () – Akhisar Belediyespor, Spor Toto Süper Lig’in 24. haftasında deplasmanda karşılaşacağı Galatasaray maçı hazırlıklarına başladı.
Yılmaz Atabarut Tesisleri’nde, teknik direktör yardımcısı Yıldırım Uran yönetiminde futbolcular antrenman yaptı. Antrenmana sakatlığı bulunan Bilal Kısa ve Ivan Sezar takımda ayrı çalışırken, hafif sakatlığı bulunan Çağdaş Atan düz olarak koşu yaptı. İlk defa A Milli takıma çağrılan Uğur Demirok’da takımda yerini alamadı.
Sezon başında TKİ Tavşanlı Linyitspor’a kiralanan ve ikinci yarıda A2 takım ile çalışmaya başlayan Gideon Sani ilk defa A takım ile çalışmalara başladı.
Antrenman öncesinde basın mensuplarının sorularını cevap veren Teknik Direktör Yardımcısı Yıldırım Uran, Bursaspor maçı kendileri için aşırı önemli olduğu belirterek, “Burada alacağımız 3 puan üst sıralardaki hedefimiz belirleyecekti. Allah’a şükürler olsun arkadaşlarımız çok çok aşırı iyi mücadele edip, üç puanı alıp bizim bu hedef ile konuşmalarımızı daha çok fazla sağladı. Bu hafta deplasmanda Galatasaray maçı var. Orada hedefimiz doğrultusunda bulunduğumuz yeri koruyup önümüzdeki sene şehrimizi Avrupa’da temsil etmek istiyoruz. İnşallah çalışmalarımız o düzeyde olacaktır. Tabi ki sevindirici bir olay da ekibimizden Uğur Demirok’un A Milli takıma çağrılması olmuştur. Ne mutlu ki Akhisarlılara A Milli takıma hem hocamızı hem de futbolcumuzu gönderdiler. İnşallah bundan sonra bunun sayısı da artar” dedi.
WATO HAZIR DEĞİL
Wato’nun genç olduğunu ve en iyi şekilde yararlanacaklarını vurgulayan Uran, bazı eksiklikleri olduğunuz ve zamanı gelince takımda forma şansı bulacağını ifade etti.